şarap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şarap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2015 Perşembe

Trakya Bağları ;Vino Dessera Bağ Gezisi ve Şarap Tadımı

Geçen haftalarda bir pazar günü 2,5 saat süren bir otobüs yolculuğu sonrası İstanbul'dan-Kırklareli Vino Dessera şaraplarının üretildiği bağ evine ziyarete gittik.Muhteşem bir pazar günü nasıl geçirilir sizlere anlatmak istiyorum.

Bir bağ gezisi demek;yeşile,doğaya,organik yiyeceğe ve tabiki şaraba doymak demek.

İlk olarak bağ evinde bahçeye uzanan uzun iki masa da organik kahvaltılarımız bizi beliyordu ve renkli pofuduk minderler rahat etmemiz için çimlerin üstüne bırakılmıştı.

Kahvaltımızı yaptıktan hemen sonra şarapların üretildiği tesisi gezerek şarap hakkında bilgi aldık burada bulunan mahzen dikkat çekiciydi.



Hemen ardından Doğan Dönmez eşliğinde Dönmez Çifliği'ne ait bağları gezmeye başladık,üzümler hakkında bilgi aldık ve dönüşte kısadan da olsa Ahmetçe Köyü'ne uğrayarak tekrar Dönmez Çiftliği'ne geldiğimizde artık saat öğleden sonra olmuştu, mangalda köftelerimiz kızarırken bizlerde şarap tadımına geçtik Kırklareli'ne gelip köfte yememek tabiki olmazdı.

Çoğunlukla şarap içen fakat çok sert şarap içemeyen biri olarak şunu söyleyebilirim ki ilk kez burada nasıl şarap içmem gerektiğini öğrenmiş bulunuyorum şarap var şarap var dedirten bir gezi oldu.


Izgara köftelerimiz,şahane manzaramız  ile muhteşem şaraplar eşliğinde 
Vino Dessera;Decanter IWC,Balkan şarap yarışması gibi şarap yarışmalarından güzel ödüllerle dönmüş ürünleri vardır, uluslararası şarap yarışmalarında ülkemizi temsil etmiştir.
Bu işe gönül vermiş Dönmez ailesi Vino Dessera markası için diyorki ;Şarap bir gönül işidir,emek ister,bağda iz ister;bağda izi olanın hasatta sözü olur.İşte Vino Dessera bizim sözümüz,bizim emeğimiz,bizim sevgimizdir.
Bağ gezimizden bir görüntü
Doğan Dönmez'in fikriyle bağ içerisine küçük bir bağ evi yapılmış,bağ gezisi,şarap tadımı yaptıktan sonra burada konaklayıp ertesi gün dönebilirsiniz.

Sizlerde bizim gibi güzel bir bağ gezisi yapmak istersenizdetaylı bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.Ayrıca bizimle iletişime geçebilir bloggerlar eşiliğinde tadım yapabilirsiniz.

  •  Sadece Tadım :Peynir ve 3 çeşit şarap 15TL (Ulaşım hariç)
  • Kahvaltı ,Izgara Tadım ,bağ gezisi 60TL (Ulaşım hariç)
  • Kahvaltı,Izgara Tadım,bağ gezisi 150TL (Ulaşım dahil gruplar için geçerlidir)
  • Konaklamalı kahvaltı tadım,bağ gezisi ve akşam yemeği dahil 300TL (Ulaşım hariç)

Bağ gezisi ve şarap tadımı için bana bu mail adresimden ulaşabilirsiniz:kesifperisi@gmail.com Derya Korkmaz


Bağ gezisi ve şarap tadımı yapmış olduğumuz blogger arkadaşlarımızla çok eğlenceli akıllardan çıkmayacak bir gün yaşamış olduk.

Geçirmiş olduğumuz bu güzel gün ve ilgi alakaları için başta Doğan Dönmez'e ve ailesine çok teşekkür ederim.

10 Ocak 2015 Cumartesi

Bir kafeden çok daha fazlası ;OKAFE CEVAHİR AVM

Bir AVM içerisinde herşey olabilen bir kafe düşünün adı ; OKAFE . Evet herşey olabilen dedim çünkü ; o bazen bir kafe ,bazen bir restoran ,bazen de bir bar olabilen ;harika içecekler,lezzetli yemekler,muhteşem tatlılar ve çeşit çeşit kokteyleriyle bir kafeden çok daha fazlasını hakediyor.

Yıllardır değişmeyen farklı ve şık ambiyansı, konsepti,güleryüzlü ve hızlı servisi ile müşterilerini de memnun etmeyi başarmış.Okafe'ye gittiğinizde Avm içerisinde unutacağınıza garanti veririm :) Avm içerisinde ama bambaşka bir dünya yaratılmış.

Çalışan personelin ilgisi mekana girer girmez hissettiriyor kendisini güleryüz ve müşteri memnuniyeti en önem verdikleri hususlardan biri zaten bir işletmenin işletme olmasını sağlayan en önemli unsurda budur kesinlikle doğru yoldalar böyle işletmeleri seviyor ve herdaim destekliyorum.

Sürekli uğradığım mekana bu defa Müdürleri Işıl Hanım'ın davetiyle çağrılmış olmam çok daha heyecan vericiydi,bu kadar pozitif insan dostu biriyle tanışıp yemek yemek harika oldu kendisine buradan ayrıca çok çok teşekkür etmek istiyorum.
Yeni yıl öncesi ziyaret ettiğimden mekanın yılbaşı süslemelerine denk geldim harikaydı.


Bu kısım yılbaşı için süslenmiş sanıyorsanız yanılıyorsunuz :) tamamiyle mekanın ana dekoru daha doğrusu egzotik olarak tabir edebileceğim palmiye ağaçları ile süslenmiş en sevdiğim kısımlarından birtanesi.

Muhteşem bir masa hazırlanmıştı şarabımız öküzgözü tadımı hafif ve güzeldi mekanın 10 yıllık aşçısı olan Siirtli Tahir Usta'nın elinden ilk başlangıcımız olan  yoğurtlu,kıymalı sarmalardan tadıyorum gerçekten harika kıymanın yağı ölmesin diye bir defa çektirdiklerini böylece daha lezzetli olduğunu söyledi.Fiyat :18TL
Gerçekten oldukça iddialı bir lezzet olmuş aklımdan çıkmayan kızarmış mantıları hala bile canım çekiyor .
Özellikle birgün tekrar mantı yemek için uğrayacağım.

Hafif çıtır Bodrum Yaz Mantısı Fiyat:23TL



En sevdiğim bölüm bu patates kapları ile sunum fikri mükemmel.Mekanın sahibi oldukça araştırmacı yurtdışında gördüğü bu patates kaplarını İtalya'dan özel olarak getirmiş.Çıtır Patates 14TL


Dana şaşlık alt kısmındaki süslemeler çin fasulyesi görünüş harika hep kuzu şaşlık yediğim için dana biraz sert geldi ama tavsiye ederim bu yemeği özellikle Arap müşteriler yoğunlukla tercih ediyorlarmış.Fiyat 41TL


Pepper Steak ; sote patates,sote sebze eşilğinde 39,50 TL
Etin tadı ve sosu çok iyiydi sebzeler ise haşlanmış ama oldukça diri bırakılmıştı buda özelliğini yitirmemesini sağlamış. 





İlk kez o gün denedikleri bezelerini tatma şansım oldu menüye eklemeleri şart kıvamı,tadı ve görünüşü başarılıydı.
Tabi ya mekanı ziyaret eden ünlü kişileri atlamamak lazım kalite heryerde göze çarpar ;) Şener Şen 



Yıllardır hiç bomzadığı tatlılarından biri ve bence en iddialı olanı;Çilekli Milföy ağızda kolay dağılan ince milföy hamuru ve lezzetli çilekler ile kremadan  oluşuyor.Fiyatı 21TL



Limonata bardaları oldukça büyük fiyat 14TL



Elmalı Turta tabağı tatlı sunumları gerçekten ihtişamlı ;)
Balkabaklı cheescake

Lokum,vişne suyu ile ikram edilen türk kahvesi.




7 Ağustos 2014 Perşembe

Huzur'un diğer adı BOZCAADA,

Sana geldim,huzura açtım ellerimi berrak sularına, bilinmeyen tarifi olmayan bir aşka geldim sana geldim Bozcaada...

Biçimin özün yerini aldığı,ne yendiği değil nasıl yendiğinin önem kazandığı görüntünün özün yerini aldığı,popüler kültürün peşinden giderken insanlığın birbirini taklit ettiği,en yanıbaşınızdaki insanların bile sebepsiz yalan söylediği riyakar davrandığı, verilen sözlerin zamanla unuttulduğu ve tutulmadığı,çalıştığınız işten ve bütün ünvanlardan sıkıldığınız anda benim gibi yapmanız gereken şey kendinizi bu adaya atmaktır.Ne çok anlamlar yükledim ben bu adaya oysa sadece şezlongunuzda uzanırken burada huzuru yakalamak münkün.

Şehir yaşantısının verdiği yukarıdaki tuhaf hislerle Bozcaada'ya ilk ulaştığımda o taş sokaklarda bavulumu sürmekte zorlanırken  ciddi ciddi ''aman tanrım ben nereye geldim hemen dönmek istiyorum'' demiştim tabi ertesi gün yavaş yavaş herşey değişmeye başladı sanırım ben olmaya başladım ada başka birşey her yanı açık aynen insanda bıraktığı duygular gibi açıksın, savunmasızsın Sen 'sin senden başka hiçkimse değil sadece sen...


Birbirinden şirin evlerle süslü Bozcaada gerçekten Masal'dan çalınmış olmalısın.




Heredot'un dediği gibi ''Tanrılar Bozcaada'yı insanlar uzun yaşasın diye yaratmış olmalı.''

Bozcaada'nın mitolojik tarihten gelen ismi TENEDOS'tur.Denizler efendisi Poseidon'nun oğullarından Kyknos'un eşi ölünce başka biriyle evlenir üvey anne Kyknos'un oğlu olan Tenes'i hiç sevmez ve birgün ondan kurtulmak için ona iftira atar.Kral bu iftiraya inanır ve oğlu Tenes'i bir fıçıya koyarak denize atar sandık Tenes'in büyükbabası Poseidon'nun yardımıyla Bozcaada'da karaya vurur ve Bozcaada halkı Tenes'i alıp kral yapar işte bundan sonra adaya Tenedos denilmeye başlanır.Bu sıra da yaptığı hatasını anlayan babası Tenes'den özür dilemek için adaya gelir yalnız Tenes babasının gemilerinin yaklaştığını görünce elindeki baltayla limandaki gemilerin halatlarını kesmiş.Yunanistan'da kullanılan ''Tenes'in baltası ile kesmek'' deyimi burdan geliyormuş biri sizinle konuşmak istemediği zaman bunu söylermiş.


Bozcaada Kalesini gezerken saatlerin nasıl geçtiğinden bir haber olacaksınız tek suçlusu bu manzara :)
Çok küçük tabir yerindeyse avuç kadar adanın en popüler koylarından biri Ayazma Plajı'dır.Çevresinde 3-4 tesis bulunan yeme-içme sıkıntısı çekmeyeceğiniz fakat bir o kadar da kalabalık küçük bir koy nedense ben burayı sevemedim çok aşağıda kalıyor güneşi içine çekiyor ve kalabalık daha sakin ve huzur dolu bir yer isterseniz Habbele plajı tam size göre olacaktır.


Ayazma Plajı


Habbele denizin bütün tonları ve huzur
Ayazma plajını geçtikten hemen sonra karşımıza çıkan berrak sular 

Adaya gittiğinizde konaklamak için herhangibir yer arıyorsanız merkezde bulunan otellerden herhangibirini seçmeniz sizin yararınıza olacaktır nedeni ise bütün restaurantların olduğu yer merkez bu yüzden gece yapılabilecek herşey merkezde konumlanmış gündüz olduğunda da merkezden kalkan minübüslerle istediğiniz bütün koylara rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Benim en çok sevdiğim Bozcaada kalesi manzaralı, kendi iskelesi bulunan Kaikias Otel eğer burada yer bulursanız sakın kaçırmayın adanın merkezdeki en güzel otellerinden biri özellikle sabah kahvaltılarını gördüğünüzde kendinizi Apollo'nun tapınağında uyanmış kral odasında kahvaltı yapıyor gibi hissedebilirsiniz.
Bu otelin müşterilerinin çoğunun tanıdık simalar,sanatçılar ve artistlerden oluşması da kalitesinin farkı olarak adlandırıyorum.

Kaikias Otel'de sıradan bir kahvaltı günü ama bana göre muazzam unutulmayacak bir kahvaltı
Ayrıca Kaikias Otelin ortak olduğu işletmesini meyhaneler sokağında bulunan Ada Restraurant'ın yaptığı otelin yan kısımında bulunan Kaik Restaurant kalabalıktan bunalıp, özel lezzetler arayanlar için iyi bir alternatif olabilir.Burada özellikle enginarlı ahtapot denemenizi tavsiye ederim.


Enginarlı AHTAPOT

Kaik restaurant'ta bulunduğum bir geceden....



Ada meyhane eğlencesi anlayışına bağlı olduğundan genelde akşamları rakı-balık yapabileceğiniz yada isteğe göre bonfile-şarap eşliğinde kıyıda bulunan manzaralı restaurantlarda romantik bir akşam geçirebilirsiniz biryer bunun haricinde herhangibir clup vs aramayın yok kendi eğlencenizi kendiniz yaratmalısınız.

Ada'da oldukça fazla balık yiyeceğimi düşünmüştüm yedim de yalnız fiyatlar el yakıyor ada balık çok vardır ucuzdur mantığına ters düşen bir fiyat politikaları var ve hemen hemen bütün restaurantlarda fiyatlar 3 aşağı 5 yukarı birbirinin aynısı.
Meyhaneler sokağı

Meyhaneler sokağına girişte güzel dekorasyon yapılmış bir restaurant

Bozcaada'nın en sevdiğim yerlerinden biri burada oturup kale manzarasına karşı mutlaka birşeyler içmelisiniz.Bu kısımda Fuska Bar,Martı Restaurant ve Cabalı 3 adet mekan bulunuyor.


Bu saati en güzel yerinden çekebilmek için az dolaşmadım adayı tuhaf bri fotoğraf tutkum var :)
Rum mahallesinden Bozcaada Kalesi
O kadar çok fotoğraf çektimki, hepsini yüklemek istiyorum ama ne mümkün aslında bunlar bile fazla bir blog için ama fotoğraf benim vazgeçilmezim.

Son olarak Ada'dan dönerken el yapımı reçel,sarma yaprağı,zeytin yağı,salça,çavuş üzümü ve şarap alın tarihi Çiçek Pastanesine veya Veli efendi Pastanesine uğrayıp sakızlı kurabiye yiyin,Rıhtım Cafe'de oturup likörlü  veya şerbetli türk kahvesi içmeyi,rüzgar güllerini ziyaret etmeyi unutmayın.

18 Haziran 2014 Çarşamba

İncirli Şaraphane geleneksel Şarap Tadım Günleri

Bu sene 13-14 Haziranda gerçekleşen etkinliğe mekanist'in bizlere sunduğu %20 indirim ile Gezgin ve Gurular olarak birkaç arkadaşımızla haberleşerek katıldık.

Daha önceki yıllarda gidenlerden duyduğum kadarıyla daha farklı ve ihtişamlı olan etkinlik bu defa biraz sönük kaldı.Önceki senelerde şarap atölyeleri kurulmuş ortam canlı hale getirilmiş.

Etkinlikte 7-8 stand açılmıştı aklımda kalanlar, Doluca,Urla,Kavaklıdere,Nif Bağları,KDT,Kastrotirelli,Vino Dessera vs.Gecenin sonunda Vino Dessera şaraplarının sahibi Doğan Dönmez ile muhabbet ettik kendisi çok sıcakkanlı biri uzun bir süre şarap mahzenleri ve şarapların yapılış hikayesini kendisinden dinledik.Vino Dessera şarapları hiçbir katkı maddesi kullanılmadan hazırlanıyor kendi deyimleriyle ''Doğaya gönül verenlerin şarabı '' olarak adlandırıyorlar.Dönmez ailesinin bugün Vino Dessera olarak adlandırdıkları bu şarap Trakya bağlarında üretiliyor ve bizlere ulaşılması sağlanıyor ayrıca bu markaya ait 4 çeşit şarap üretiyorlar butik bir şarap üretimi olarak düşünebilirsiniz.Kurulduğu ilk yıllarda aldığı uluslararası ödüller de dikkat çekici.
Decanter adlı şarapları ''Dünya şarap ödüllerinde 86 puanla tavsiye edilen şarap olurken,Uluslararası Şarap yarışmasında Cabarnet ve Merlot kupasıyla bronz ödüle layık görülmüş.''

Mekan da birde dj masası kurulmuş aparatif yiyecekler hazırlanmıştı.Özellikle somonlu rollara bayıldım.Bunun yanında tavuklu roll,pizza,peynir ve zeytin ezmesi,marmelatlar vardı.

Nasıl şarap içileceğinden,bardağın nasıl tutulması gerektiğine kadar birçok bilgi edindik.

Herşeye rağmen eğlenceliydi İncirli Şaraphane mekanist'in sayesinde artık evimiz gibi en rahat ettğimiz mekanlardan biri oldu mutlaka gidip şaraplarından tadarak mekanın adını aldığı büyük incir ağacının altında oturarak huzuru koklamalısınız.