28 Mayıs 2014 Çarşamba

TOG Bazar SOMA ile Elleleydi!

22 Mayıs'ta TOG (Toplum Gönüllüleri Vakfı)'nın geçrekleştirmiş olduğu,8.cisi düzenlenen geleneksel TOG Bazar’daydık.Bu sene Hilton Bomonti otelde gerçekleşen etkinliğin giriş ücreti olan 30 TL’yi  #SOMA vakfına aktardılar.

Bizde bu günde standımızı açtık ve müşterilerimize ilk kez online bir satış mağazasındaki ürünlere dokunma imkanı sağladık çok olumlu tepkiler aldık.

100’den fazla katılımcı firmanın bulunduğu özel tasarım ürünlerin sergilendiği cemiyet,iş ,moda ve sosyetenin buluştuğu renkli ve eğlenceli bir etkinlik oldu.


Pınar Altuğ'da kendi markası olan bypınarlatuğ ile kendi standında satıştaydı.



STYLUP standı .


Yoğun ilgiye maruz kalan aksesuarlar :)


Tog Bazar davetiye



30 Nisan 2014 Çarşamba

Garipçe koyunda güzel bir Pazar kahvaltısı...

101 Lezzet festivaline gidemeyince:( haftasonu soluğu akın akın Garipçe Köyü'ne kahvaltıya gidenlerle aldım.3.köprünün temellerinin atıldığı bu yer çok fazla bilinip sıradanlaşmadan hemen gidip bizde görelim dedim organizasyonu yaptım kızları topladım Garipce'ye ulaştık harika bir deniz manzarası, küçük bir koy bizi karşıladı . Koyda üst üste sıralanmış manzarayı gören restaurantlarda kahvalti yapabilmek için 10dk sira bekledik .Kahvaltı açık büfe ve vasat haftasonu kişi başı 30TL öyle cok cesitli bir kahvaltı beklemeyin manzara doyuruyor zaten deyip yetiniyoruz ardından çıkıp orada bulunan 500 yıllık kaleyi geziyor ve yakındaki Rumeli feneri'ne hareket ediyoruz.Orada da şahane bir deniz manzarası karşılıyor bizi yine bir kale Rumelifeneri Kalesi ne yazık ki bakımsızlıktan çok kötü olmuş bira şişeleri ve çöplerle doluydu orayı da gezdikten sonra Fenerin hemen dibinde bulunan Mendirek Balık Lokantasına  gittik bu manzaraya zaten diyecek yok burayi işleten üç kardeş var birdahaki sefere buraya ya balık yemeğe yada kahvaltı yapmak için mutlaka uğramalıyım diyerek ayrılıyorum.












Rumelifeneri

                     


                                                        Rumelifeneri Mendirek Restaurant

28 Mart 2014 Cuma

Mekanist Gezgin & Guru Etkinliģi

Uzun bir süre önce www.mekanist.net'e yazmaya başlamıştım ve bu yıl guruluğa terfi ettim.Mekanist ile herşey o kadar zevkli ki onlar sayesinde yeni insanlar taniyip sehri kesfediyoruz biz deneyim ve tecrübelerimizi yazarken onlarda bizlere adete birer ödül gibi böyle güzel aktiviteler hazirlayip kalbimizi fethediyorlar.Geçen Çarşamba akşami Incirli Şaraphane'de peynir ve şarap eşliğinde güzel bit gezgin&guru etkinligi gerceklesti çok samimi herkesin sohbet edebilecegi tanisabilecegi bir ortam yaratmislardi kesinlikle insan aşığı humanist biri olarak tavsiye edecegim en guzel aktivitelerden biri oldu.






24 Mart 2014 Pazartesi

Ve sonunda PARİS...

Aşk kokan şehir ,modanın kalbi,tarihin benzersiz keşfi,makaron ve krep cenneti kocaman bir metropol.Ne heyecan vericiydi daha gece yarısı arabayla İsviçre'den Fransa'ya yola çıktığımızda başlamıştı heyecan otellerde yer olmaz diyerek hemen o dakika booking.com'dan Bellavilla bölgesinde Tour Eifel'e 4 km uzaklıkla bir hostel ayarladık heryere metro ile gideceğimizden otelin öncelikli metro ya yakın olmasına özen gözsterdik.Paris'e yaklaşırken yoldaki heyecanımız tavan yapmıştı Türkiye'de son zamanlarda populer olan İndila-Derniere Dance şarkısını dinliyorduk bu şarkının bir deprasyon şarkısı olduğunu da kuzenlerimden öğrendim .Paris'e girdiğimizde tarih bizi daha yollarda karşılamaya başladı ihtişamlı yapılar,heykeller ve muhteşem Seine Nehri .Hemen otelimizi bulup bu gizemli şehri keşfetmek istiyorduk zorda olmadı 6 kişi konaklayacağımız şirin hosteli mizi bulduk ve beğendik arabamızı puplic üst kısmı hastane olan bir otoparka bıraktık.Metro'ya yürüyüp önce Eyfeli keşfe koyulduk 6 kişi tüm gün seyahat edebileceğimiz 34Eur'ya metro bileti aldık.Paris'e gittiğinizde şiddetle metroyu kullanın derim çünkü şehiri bir ucundan diğer ucuna bağlayan metro ile yolculuk çok daha kolay oluyor .

Paris gittiğim şehirler arasında en çok İstanbul'a benzettiğim yer oldu hatta İstanbul'dan daha kirli bir metrosu olduğunu söyleyebilirim hava kirliliği ise zirveye ulaşmış Metro İstasyonları çift yönlü geliş ve gidiş olarak planlamış çoğu insan metro parası ödememek için kaçak geçiş yapıyor gözümüzün önünde ilk çok garipsemiş olsamda sonra normal gelmeye başladı hatta güvenlik görevlileri bile bu duruma karışmıyor sadece eğer metro da bir kontrol olursa 50Eur civarında bir ceza kesiyorlarmış bizde olsa o güvenlik para vermeden geçtiğimizi görse oracıkta mezarımızı hazırlar değil mi ? :(  Bunlardan feyz alıp birgün de ben kaçak bineyim ne olur dedim tam deneyecektim ki turnikeler bozulmuş bütün kapıları açtılar herkes ücretsiz geçti :)

Neyse gelelim ilk metro yolculuğumuza ben insanları süzüyorum çaktırmadan turist olduğumu anlayan insanlarda beni :) Paris'te erkekler çok unisex giyiniyor daracık kıyafetler,ince ve zayıflar kadınlar dolgun bakımsız ve salaş sanki erkekler modayı getirmiş bu şehre...Daha çok zenciler var hatta biraz fazlaydı .

Ve Tour Eiffel'in önünde metrodan inip o ahenk dolu güzelim yapıyı karşısında görünce heyecan doluyor insan...Yıllar önce rahmetli babacığım eyfeli anlatır dururdu hep bir masal olarak kalmıştı aklımda şimdi ise burda olmak çok güzeldi.Eyfelin çevresinde zenciler çoğunlukta küçük eyfel bibloları ve anahtarlıklar satıyorlar Türk olduğumuzu söyledik hemen Aleyküm selam deyip çok daha ucuza ve yanında hediyelerle birlikte verdiler sanırım onlarda Türklerlerin pazarlıkçı olduğunu anlamışlar :)

Eyfel'e doğru yürürken sağda çimenlerin bulunduğu yerde ortada havuz içinde bir su fiskiyesi ve ellerinde krep,sandwiçleriyle yerlere uzanmış Eyfel'i seyreden insanlarla dolu.Ne büyük bir huzur ! yapmasak olmayacak ordaki büfelerde kreplerimizi yaptırıp seyre daldık Eyfeli...

Şanzelize Caddesine doğru yola çıktık bir ucundan baktığınızda diğer ucu görünecek kadar derinliğe sahip bu caddede ünlü markaların mağazaları,restaurantlar,parfümcüler vs mevcut eee nede olsa sosyetenin göz bebeği :)
Birde mutlaka gece tekrardan dönüp Eyfeli seyredin hatta karşısında bir restaurantta yemek yiyin ışıklar yanınca güzelliğine güzellik katıyor.

Ertesi gün diğer güzellikleri,Notre Dame kilisesi,kilitli köprü ve içinde ''Mona Lisa'nın da portresinin bulunduğu Lauvre Müzelerini ziyaret ettik.Parise doyulmaz ve 2 günde de gezilmezmiş bunu anladık siz siz olun Paris için 4 gün ayırın yoksa hep gidemediğiniz biryer kalıyor.Bu seyehatten anladığım en güzel şey ben Paris kızıymışım memleketimi buldum :) Bekle beni Paris tekrardan geleceğim en kısa zamanda...