izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2015 Salı

Ege'de Bir Kış Günü ;Urla,Çeşme,Alaçatı

 Urla İskelesi
Bir sahil şehrine kış günü gitmek aklımın ucundan geçmezken bir baktım Urla-Çeşme-Alaçatı'dayım.Kış olmasından kaynaklı adeta hayalet şehri andıran bu yerlerin tadı da aslında bu mevsimde çıkarmış sokaklar bomboş denizin kenarında,huzurun kollarında buluverdim kendimi.

İzmir'den araba ile Urla'ya geçtik aşırı sağanak yağışlardan nasibimi fazlasıyla aldım kış güneşi yüzünü hiç göstermezken yağmurlu ve fırtınalı havanında yeri bir başkadır diyerek avundum.

Urla'yı Ege'nin incisi olarak adlandırdım; küçüçük bir sahil kasabası, küçük balıkçı kayıklarının bulunduğu küçük bir liman ve  etrafında sıra sıra restoranlar rahat bir yaşam,dokunsan kırılacak sanki Urla öyle narin,öyle sessiz öyle kendi halinde huzurlu bir yaşam sürüyor.

Liman'dan sonraki ilk durağım Denizaltı Cafe oldu,burası denize sıfır oldukça popüler bir restoran havanın yağmurlu olmasından dolayı iç kısım kalabalık olunca telefonda rezervasyon yaparak gitmek gerekiyor burada kahvaltı dışında,sayaslı (üçgen peynirli ) kumru veya geleneksel İzmir sandviçi tercih edebilirsiniz.
Denizaltı Kafe'nin dış ambiyansı adeta fotoğraf çektirmek isteyenler için  tasarlanmış hoş ve bakımlı.

Katmeri ile ünlü olan Urla'da yine katmeriyle ünlü denize sıfır Ünal Kardeşler Restoran'dan peynirli,kıymalı karışık katmer yanında enfes ayran içtim dedikleri kadar varmış ilk kez yediğim katmer oldukça lezzetliydi.Ünal Kardeşler adından da anlaşıldığı gibi bir aile işletmesi yan yana Et-Balık ve Katmerci olmak üzere üç restorana sahipler buraya uğrarsanız mutlaka katmerini denemenizi tavsiye ederim.
Urla Katmeri
Urla'ya doyum olmaz lakin gitmek gerek dipnot olarak Urla'da şarap yeni yeni oturtulmaya çalışıyor buradan Urlice Vineyards şarapları alınabilir.

ÇEŞME;
Bu defa güzergahım Çeşme yağmurlu ve aşırı fırtınalı geçen bir gecenin ardından sabah Çeşme'ye doğru yol aldım,burada ilk göze çarpan limanın yanındaki Çeşme Kalesi oluyor daha sonra Liman'da bulunan yazdan kalma kalabalığını özlemiş, sessizliğe bürünmüş ıssız kafeler,restoranlar...



Çeşme Kalesi



Çeşme Marina
Çeşme sahil şeridi 
 Çeşme'deki Lezzet Durakları ;Kumrucu Erol,Kumrucu Şevki'de kumru yiyip,Veli Usta,Furun Pastanesinden lezzetli tatlılar ve dondurma yiyilebilir.




ALAÇATI;
Deniz'den uzak kendi popüleritesini kazanmış ilginç taş evler,tasarım restoranlar ve otellerin bulunduğu yeni ile eskiyi ortak noktada buluşturan Alaçatı.
Alaçatı'ya gelir gelmez tepedeki rüzgar gülleri ve yel değirmeleri dikkatimizi çekiyor şehir adeta rüzgardan besleniyor.


Yel Değirmeni ve karşı tepedeki Rüzgar Gülleri

Alaçatı'ya ulaşır ulaşmaz ilk olarak Cumartesi günleri kurulan pazarını gezerek başlıyoruz burada Sakız Adası'nda yaşayan Reçelci Niko'nun hazırlamış olduğu reçeller,turşu suları,şifali otlar ilgimi çekiyor.
Recelci Niko'ya özel'' kaküleli portakal turşusu''
Bir kış günü Alaçatı'da ancak böyle montlu poz verilebilirdi üşüyorum,soğuktu ama buradaki dinginlik hiçbiryerde yoktu.







Alaçatı'nin şirin mi şirin  süslü kapıları






Alaçatı'da bir kış günü yapılabileceklere gelirsek; Alaçatı Orta Kahve'de güzel bir kahvaltı yapıp ardından sakızlı türk kahvesi ile güne merhaba diyebilirsiniz.
Alaçatı'nın en ünlü pastanesi İmren'den sakızlı kurabiye alın.
Ara sokaklara dalın ve Alaçatı'nın süslü,şirin mekanlarını,taş evlerini keşfedin.

Bu güzel seyahatte yanımda olarak bana eşlik eden yol boyunca araba kullanarak kar kış demeden beni gezdiren Gezmelerdeyim.com blog yazarı Kenan Yıldırım'a çok çok teşekkür ederim. :)

Kış Gözüyle İzmir Keşfi

İzmir'den döner dönmez ayağımın tozuyla yazmak istedim.Gezmelerdeyim.com blog yazarı Kenan Yıldırım ile kış ortası biz İzmir turu yapalım dedik.İzmir,Urla,Çeşme ve Alaçatı güzergahlarını takip ederek kış günü yola koyuldum neredeyse hepimiz buraların sadece yaz aylarını biliriz gelin şimdi kış aylarına benim gözümle bakalım.İzmir'in kışı nasıl olurmuş görelim.

-İzmir'e gittim diyebilmek için; ilk olarak İzmir'in ikonu haline gelmiş ''İzmir Saat Kulesi '' görmek gerek burada banklarda oturup, uçan kuşları ve saat kulesini seyrederek biraz vakit geçirmek adettendir.Saat Kule'sinin önünü azıcık da olsa boş bulursanız benim gibi bol bol fotoğraf çekmekte yarar var bazen oldukça kalabalık olabiliyor.



-İzmir'in havasını solumak için; Kordon boyunda yürüyüş yapmak ya da bisiklet kiralayıp gezmek gerekir, hatta faytonlar da var, fakat hava şartlarının  kötü olmasından ötürü ''Kordon Boyu'' yürüyüşü yapmayı İzmir'in havasını birde denizden koklamayı tercih ettim.

-İzmir şehrini kuşbakışı görebilmek için; 'Tarihi Asansör'e çıkmak gerek,bu sokağa gelir gelmez en başta bu sokakta yaşamış olan ve sokağa adının veren ünlü sanatçı Dairo Monero'nun heykeli bizi karşılıyor karşılıklı sakız evlerinin arasından geçerek Asansör'e çıkılıyor buraya aynı zamanda halk arasında ''Asansör çıkmazı'' da deniliyor.Yukarı çıktığımda İzmir'in silületi denilebilecek bir şehir manzarası gözleri kamaştırıyor.Burada Grand Plaza A.Ş tarafından işletilen üç mekan var Asansör Restoran,Ceneviz Bar ve Teras Kafe isterseniz bu mekanlarda oturup günbatımını seyredebilirsiniz.


-Tarihle bütünleşmek için Kemeraltı Kızlarağası Hanı ;Burada çok dar bir sokak ve karşılıklı kahve dükkanları bulunuyor genellikle tarihi yansıtmak için yöresel tarzda motiflerle döşenmiş birbirleriyle rekabet halinde olan kahve dükkanlarından oluşuyor burada köpüklü dibek kahvesi içtim isteyenlere fal da bakıyorlar.



Kızlarağası Hanı Girişi



Kızlarağası Hanı bol köpüklü kahve keyfi


-Yemek ve alışveriş ve eğlence için Alsansak Kıbrıs Şehitleri Caddesi ;İzmir'e ait yöresel tatları denemenizi tavsiye ederim;İzmir'de çekirdeğe, çiğdem simite de, gevrek derlemiş yolda gördüğünüz simit arabalarında ''gevrekçi'' yazıyor.
İzmir Gevrekçisi


Birazda İzmir'de yenilmesi gereken yöresel tatlar ve uğranılması gereken birkaç restoran önerebilirim;


  • Tarihi Alsancak Dostlar Fırının'dan Boyoz yemek gerek,biraz yağlı ve tadını milföy hamuruna benzettim İzmirliler boyozu genellikle yumurta ile birlikte yiyorlar.
  • Alsancak Sevinç Pastanesi;Burası İzmir'in klasikleşmiş pastanelerinden sevgililerin buluşma noktası olduğu gibi aynı zamanda da harika pastalar,kekler ve poğaçaları var.
  • Kırçiçeği Restoran'nın ilk şubesi İzmir'de olduğundan burayı denemek isteyebilirsiniz.
  • Tarihi Topçu Restoran;Çöp şiş denenmeli,
  • Midyeli Restoran ;neredeyse her köşesi menüden-wc'ye kadar midye amblemi bulunan küçük bir restoran tüm menü yine midye'den oluşuyor .
  • Kumrucu Şevki'de Kumru + Ayran ziyafeti yapılabilir yer bulamazsanız endişelenmeyin İzmir Kumrucu cenneti maalesef ben orada yer olmayınca Dodici'de kumru yedim .
  • Manisalı Birtat Restoranda yediğim İzmir Usulu Manisa kebabı yağlı olmasına rağmen takdire şayan bir lezzete sahip ve asla yağlı kısmı rahatsız etmiyor burayı denemelisiniz.
  • Balık Pişiricisi Veli Usta,Sipari Balık, Deniz Restoran ile Ömer Balık Pişiricisi balık yemek için tercih edilebilir.
  • Otuzbeşcafe Restoran'da oturup deniz manzarasının keyfini çıkartabilirsiniz.
  • Kemeraltı'nda Tarihi Doyuranlar Köfte'den köfte yiyebilirsiniz.
İzmir'de yapmadan dönmeyin diyebileceğim birkaç şey daha kalıyor bunlar;Söğütçü Hüseyin veya Söğüşçü Cimbom'dan sakatat seviyorsanız sögüş tadabilirsiniz,lokma yemelisiniz,Kemeraltında midye yemelisiniz ve Kemeraltı Şerbetçisinde Ballı Atom içebilirsiniz.

Manisa Usulu İzmir Köfte/Manisalı Birtat Restoran

İzmir'in meşhur  ve lezzetli midyeleri
İzmir Kumru